HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Haziran 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ

UZM. DR. ALİ COŞKUN

UZM. DR. ALİ COŞKUN

DEDE KORKUT ZAMANINDA ( M.Ö. 200 ) ŞİFA YOLLARI :

23 Mayıs 2019 Perşembe Saat: 08:31

Türk kültürünün mihenk taşlarından, temel eserlerinden olan Dede Korkut hikayeleri hakkındaki, edebiyatımızın büyüklerinden Fuat Köprülü’nün “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” Sözü, bu eserin bir hazine olduğunu tanımlamaktadır ve doğrudur da.  Oğuz Han zamanında geçen Dede Korkut Hikayeleri bizim kültürümüzün ve edebiyatımızın hazinesidir ve aslında çok yönlü bilgi verir. Bunlardan bir tanesi de o devirdeki şifa usulleridir. Ama bu öyle hemen bakınca görülmez. Cümleler arasına saklanmış, hatta bazılarında, gelecekteki tedavi metodlarına dahi şifre verilmiştir.

 

On iki ayrı hikayeden müteşekkil Dede Korkut Hikayelerinden Dirse Han Oğlu Boğaç Han Destanında : Dirse Han sert yayını eline aldı. Üzengiye kalkıp kuvvetle çekti, doğrultup attı, oğlanı Boğaç Hanı iki küreğinin arasından vurup çaktı, yıktı. Ok isabet etti, alca kanı fışkırdı koynu doldu, büyük cins atının boynunu kucakladı yere düştü. Oğlan orada yıkılınca boz atlı Hızır, oğlana hazır oldu. Üç defa yarasını eli île sıvazladı, sana bu yaradan korkma oğlan ölüm yoktur, dağ çiçeği ananın sütü ile senin yarana merhemdir dedi, kayboldu. Tedavisi de bu şekilde yani anasının sütü ile dağ çiçeklerinin karışımı sonucu merhem yapılmasıyla olmaktadır.  Dede Korkut Destanının geçtiği zamanda yani Milattan Önce 200 civarı zamanda,  bu şekildeki yara tedavi usulünün hemen aynısını Köroğlu ( 1580 yılları ) destanında da görüyoruz.

On iki ayrı hikayeden müteşekkil Dede Korkut Hikayelerinden Ulaş oğlu Salur Kazan’ın evinin yağmalandığı destanı beyanında : Ünümü anlayın Beyler, sözümü dinleyin beyler, yata yata yanımız ağrıdı, dura dura belimiz kurudu, yürüyelim beyler, av avlayalım, kuş kuşlayalım, yabani geyik yıkalım, dönelim otağımıza inelim, yiyelim içelim hoş geçelim. Burada da : Günümüzün en yaygın olan hastalığı olan hareketsizlik hatta obezite ile mücadele için sağlık önerisi tavsiye edilmektedir.

Yine aynı hikayede : Karacık Çoban üçyüz kafiri sapan taşı ile öldürdükten sonra, kafirlerin leşinden bir büyük tepe yığdı, çakmak çakıp ateş yaktı ve keçesinden isli kül yapıp yarasına bastı. Bu durum da:Sıcak isli kül’ün antiseptik özelliği ile yara tedavisinde zamanında yaygın olarak kullanıldığını bize söylüyor.

Dede Korkut Hikayelerinden bir başkasında, Kam ( Pay ) Püre’nin oğlu Bamsı Beyrek destanını beyan eden hikayesinde : Pay Püre, oğlu Bamsı beyreği bir kanlı gömlek hilesiyle, 16 yıldır ölü bildi, daha sonra gözler 16 yıl ağlamaktan görmez oldu, Bamsı Beyrek, Şöklü Melik kafirinin elinden esaretten kurtulunca da : Pay Püre dedi ki : Oğlum olduğunu şundan bileyim, serçe parmağını kanatsın, kanını mendile silsin, gözüme süreyim, açılacak olursa oğlum Beyrek’tir dedi. Mendili gözüne sürünce Allah ( C.C.) Teala’nın kudreti ile gözü açıldı.

Burada da : akrabalık yani genetik yakınlık olmasına, yani kan uyumuna önem çekiliyor. Kök hücre tedavisi için adeta müjde veriyor.Bilindiği gibi Son 10-15  yıldır kök hücre tedavisi olarak da bilinen PRP ( Platelet’den Zengin Plazma ) tedavisi ile bazı hastalıkların görmesini bozduğu gözlerimiz de tedavi olabiliyor. Gözde meydana gelen iyileşmeyen ülserlerde, kuru göz vakalarında, göz yanıklarında, tekrarlayan ptericium ( gözde et büyümesi ) durumlarında tedavide yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu tedavi için hastadan kendi kanı alınır, işlemlerinden geçirilerek geride kalan sarı renkli sıvı serum kısmı bir damla şişesine konur ve hasta bunu doktorun tavsiyesiyle gözüne damlatır. Cilt gençleştirmeler, ortopedik rahatsızlıklar dahil ve daha bir çok tıp alanında günümüzde de güvenle PRP uygulaması kullanılmaktadır.

Benzer bir Kıssa da Tüm Kainat’ın kitabı ve yol göstericisi olan Kutsal Kitabımız Kur’anı Kerim’de de vardır : “Müjdeci gelip gömleği Yakub’un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi” (Kur'ân, Yusuf/12:96)“. Hazreti Yusuf A.S.’ın gömleği, babası Yakup A.S.’ın görmeyen gözlerini açar.

 

İşte böyle büyük bir hazine saklıyor bu hikayeler kendi içinde. Keşfedilmeyi bekliyorlar. Ama eğer okuyabilirsek !

PEKİ BİZİM OKUMADIĞIMIZ DEDE KORKUT HAZİNESİNİ KİMLER OKUDU ?

İngiliz profesör ve yazar, dil bilimci John Ronald Reuel Tolkien ( J.R.R. Tolkien, 1973 yılında öldü ), güç veren yüzüklerin efsanesi olan destan tadında  Lord of the Rings serisini ( YÜZÜKLERİN EFENDİSİ ) 1949 yılında yazarak tamamladı.O yıllarda dünya Dede Korkut’u da tanımaya başladı, çünkü orijinal nüshalar yurt dışındaki kütüphanelerdeydi. Yüzüklerin efendisindeki kötü karakter Sauron, yüzükleri yaptı, yapımında kendi bilgisini, ruhunu kullandırttı. Yüzüğü kullanan güçlü oluyordu. 1965 yılında Yüzüklerin Efendisi'nin Amerika Birleşik Devletleri'nde yayınlanması büyük bir dönüm noktası oldu. Hobbit'in devamı niteliğinde olan Yüzüklerin Efendisi dünya genelinde 150 milyondan fazla satarak şimdiye kadar yazılmış en başarılı romanların başında gelmektedir. Bu üstün başarı nedeniyle 2000’li yılların başında yayınlanan filmleri ise, tüm zamanların en yüksek hasılat alan serilerinden biri ünvanını ele geçirmiştir. Serinin final filmi ise 11 dalda Oscar ödülü kazanmıştır.

 

Yazar’a göre Sauron; Orta Dünya’ya karanlık getiren, hükmetmek isteyen, Orta Dünya’daki kötülüğün, savaşların ve yıkımın müsebbibi, Orta Dünya halklarının baş düşmanıdır. Yüzüklerin Efendisi serisinde cismani bedene sahip değildir fakat Hüküm Dağı’nda (Amon Amarth) tüm Orta Dünya’yı gözetleyen bir göz (tek bir göz = Tepe göz ) şeklindedir ve varlığına tutunabildiği tüm gücü yüzüktedir. Yüzük sayesinde yenilmez ve baş edilemez bir güce sahip olur. Sauron, bu seride, Yüzük Kardeşliği’nin başlamış olduğu macera sonucu kahraman Frodo’nun yüzüğü Hüküm Dağı’ndaki alevlere atması sonucu gözünün yok olmasıyla alt edilir.

On iki adet küçük hikayeden oluşan Dede Korkut Efsaneleri de ( M.Ö.200 ), en masum düşünceyle dilbilimci Tolkien’e ilham vermiş olabilir. Özellikle de Basat’ın Tepegöz canavarını öldürdüğü hikaye bu konuda birebir benzerlikler göstermektedir.

Milattan önceki zamanlarda Oğuz Hayatını anlatan Türk Edebiyat , Tarih ve Kültürünün Dev eseri Dede Korkut Hikayeleri  arasında yer alan “Basatın Tepegözü Öldürdüğü Destanı Beyan Eder Hanım Hey ” adlı hikayede yer alan dev’in başının tepesinde, tek ve büyük bir gözü vardır( Tepegöz ). Tıpkı Sauron gibi. Sauron da dağın tepesinde alevli bir göz şeklindedir. Dede Korkut Efsanesinde : Konur Koca Sarı çobanın, bir su kenarında yakaladığı bir periyle zorla birlikte olmasından TEPEGÖZ doğmuştur. Peri, sarı çobana bu Tepegöz’ün Oğuz boyuna bela getireceğini söyler. Gerçekten de öyle olur. Tepegöz çok fazla miktarda ve her şeyi yemektedir. Dev olur ve çevresindeki çocuklarla oynarken onları yer. Bir süre sonra da Oğuzların arasından kovulur. Tepegöz yüce bir dağa gider. Tıpkı Sauron’un Amon Amarth dağına çıkması gibi. Orada Tepegöz’ün peri annesi gelip ona bir yüzük verir. Bu yüzüğü taktığı sürece Tepegöz yenilmezdir, her tarafı gözü hariç zırh ile kaplı gibidir. Kılıç, ok, mızrak işlemez. Tıpkı Sauron’un güç veren yüzükleri gibi. Bir süre sonra Tepegöz, Oğuz boyunun başına gerçekten bela olur. İnsanları yer ve Oğuz’dan haraç ister. Tepegöz’le dövüşmeye giden beylerin hepsi helak olur. Son olarak, Aruz Koca’nın oğlu iken göç sırasında Arslanlar’ın  yaşadığı bölgede unutulan , çocukluğu aslanların arasında geçmiş ve sonradan topluma kazandırılmış olan Basat, Tepegöz’ü öldürmek için gider. Basat’ın karşılığı, Yüzüklerin efendisinde Frodo’dur. Basat, Tepegöz’ü gözünden yaralar ve ondan büyülü yüzüğünü alır. Bu şekilde Tepegöz’ü alt eder ve Oğuz boyunu bu lanetlenmiş beladan kurtarır.

Dede Korkut Kitabı’nın bilinen ilk nüshası 1815’te Almanya Dresden Milli Kütüphanesi’nde bulunmuştur ve “Kitab-ı Dedem Korkut” adını taşımaktadır.Yazarı ve yazıya geçiriliş tarihi belli olmayan bu nüsha bir giriş ve on iki anlatmadan ibarettir. Kitabın ikinci nüshası ise 1950’de Vatikan Kütüphanesi’nde bulunmuştur. Maalesef Edebiyat tarihimizin en önemli mirasına dahi sahip çıkamamışız. Oysa batı bizim bu Efsane eserimizden ilham alarak neler yapmıştır. Biz Dede Korkut Efsanelerini okumamışız bile.

J.R.R. Tolkien’nin Yüzüklerin Efendisi eseri ile Dede Korkut Hikayeleri arasında yer alan “Basatın Tepegözü Öldürdüğü Destanı Beyan Eder Hanım Hey ” adlı eser’in 4 tane önemli ortak özelliği vardır. Yüzüğün parmağa takılınca kullanıcısına verdiği güç, çıkılan dağ, tepe göz veya dağın tepesindeki tek göz ve onu alt eden kahraman ( Frodo / Basat ).

Sanırım okumanın önemi, bu örnek ile bir kez daha anlaşılmıştır. Kalın sağlıcakla ama, okuyun. 


Bu haber toplam 266 defa okunmuştur

Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları