Tarih: 01.10.2022 15:23

38 YIL SONRA NASIL DÖNDÜM ÜNYE’YE!? (Bölüm 1)

Facebook Twitter Linked-in

EDİTÖR CANBULAT'TAN İKİ KALEM...

Her zaman; “BİZ AMATÖRÜZ! GÖNÜLLÜYÜZ!” diyerek mütevazılığını ve bir gerçeği ortaya koyan, Ünye Kent Gazetesi’nin gururu, mizah-kültür-sanat-tarih derginiz/ sayfanız; İKSAN ABİNİN YERİ 250. sayının ardından heycanla beklediğiniz 251. sayısıyla sizlerle…

İksan abimizin yani Mizahçı-karikatürist İhsan Kocagöz’ün 38 yıl önce ekmek parası için gittiği insanı yutan Metropol şehir İstanbul’dan; varlığının sebebi, âşık olduğu memleketi Ünye’ye dönüşünü -her zamanki gibi- eğlenceli bir şekilde anlattığı MACERAYA BAŞLİYK!

Ve saz arkadaşlarının gündemle, dünyayla, Ünye’yle ilgili karikatürleri de süriii!

250. GURUR SAYIMIZ vesilesiyle bize; “AFFERİM LAN UŞAKLAR!” diyen herkeslere guccak dolusu sevgiler gaymaam!

“BİZ HEP AMATÖRÜZ! HEP GÖNÜLLÜYÜZ!”

Bizim en büyük zengünlüğümüz, gazancımız BİR TEK sizlersiniz, sizin sevgüyüz!

i.c.

******************

 

38 YIL SONRA NASIL DÖNDÜM ÜNYE’YE!? (Bölüm 1)

CIZIKDURAN; İHSAN KOCAGÖZ

ŞAVULLAYIP, TESVİYE EDEN: CANBULA İSMAİL

38 SENE ÖNCE SOĞUK, YAĞMURLU VE KASVETLİ BİR KASIM AYINDA TOPKAPI OTOGARINA DÜŞTÜ İKSAN ABİNİZ.

38 senelik metropol savaşından galip çıkmanın mümkünatı yoktu. Metropol ile ÜÇÜNCÜ ÜNYE ANTLAŞMASI yapıldı. Sulh ilan eden iki taraf; İksan Abinin “doğduğu topraklara geri dönmesine” müsaade eden kısmı kabul ederek  Ünye’ye dönmesine izin verdi…

AHA ŞİMDİ SİZE U MACERAYI EN BAŞINDAN ANLATİİM!

* Ünye... 1984 Yılının Kasım başları… Recai Dinçer’in meşrubat deposunda çalışıyorum.

Maksat cebimizde biraz harçlığımız oldun hesabı. Henüz ergen yaşlardayım. Haftalık üç, beş kuruş harçlık alırdık. Bazen de bahçe işlerinde yevmiyeci olarak çalışırdım çalışkan, çilekeş Bubacım ile birlikte.

     * İstanbul gurbetine erken yaşta başlayan Dayım Hasan Dedeoğlu (rahmetli) telefon açarak, "gönderin İstanbul’a yanıma" demiş benim için. Lise birden sonra “okuma ihtiyacı hissetmediğimden”(inanmayın!) dolayı, okul derdim de yok(!)

 ANİ OLARAK GELEN BU HABER KARŞISINDA BİR AN ÜRPERDİM. ŞAKA GİBİYDİ HER ŞEY. KOCA İSTANBUL ULAN BU!

* Arkadaşlarımdan, mahallemden kopmak kolay mıydı? “Gitmem!” deme lüksüm de yok!                 

     * Kasım ayının ortalarına doğru yola çıkma tarihim belli oldu. Mahalle arkadaşlarıma İstanbul’a gideceğimi söyledim. Pek de umurlarında olmadı kimsenin. Herkes kendi çapında kendi ergenliği içinde yaşayıp gidiyor. Aynı zamanda liseyi bitirme telaşındalar.

ARKADAŞLARLA VEDALAŞTIM. SOĞUK BİR ÜNYE AKŞAMI BİZİM ÜNYE'NİN FİRMALARINDAN OLAN ERAY TURİZM’İN OTOBÜSÜYLE YOLA ÇIKTIM.

* Tedirginim biraz. Tek başıma ilk defa ayrılıyorum Ünyeden…

İstanbul’da ne iş yapacağım belli değil. Dayım "Topkapı Otogarına indiğinde beklesin ben onu alırım" demiş. Ne gorkunç laaayyn!

Huzursuz bir yolculuk sonunda otobüs İstanbul’a giriş yaptı sabah saatlerinde…

* Hava henüz alacakaranlık. Yağmurlu ve soğuk bir hava var. Yol kenarlarında bekleşen kalabalıklar görüyorum.

Sabahın bu saatinde, bu kalabalık insanlar niye yol kenarlarında toplanmış bilemiyorum u zamanlar tabii… (Ah ulan oğlum Aslan! Bütün ömrün bööle geçcek, senin taa haberin yok!)  

Bu insanların işe gitmek için, belediye otobüsü ve dolmuş beklediklerini sonradan öğreniyorum.

* Otobüs yavaştan otogara giriyor. Kasvetli bir kasım ayında, Topkapı otogarında otobüsten iniyorum.

Tam bir kargaşa! Sürüsüne bereket firma tabelası, insanlar, çuvallar üst üste!

 

“NEREYE GELDİM BEN? NE YAPACAĞIM BU DEVASA ŞEHİRDE?

YA ÜNYE!?”

            * Ünye’deki arkadaşlar “Otogara indiğinde çuvalına dikkat et, götürürler Valla!” demişlerdi. “Bi de El arabalı taşıyıcılar var, Çuvalı elinden kapmasınlar, sonra sövüşlenüsün haa!”  diye tembihlemişlerdi. U yüzden bi gözüm yanımdaki çuvalda, diğer gözüm bu taşıyıcılarda, Dayımın gelmesini bekliyorum.   

 O ZAMANLAR OTOGAR TOPKAPI’DAYDI

Hava soğuk ve hafiften yağmur atıştırıyordu…

“Ulan sevgili İstanbul! İyi davrancan bana demi?” diye İstanbul’la gonuşiidum bi yandan da…

(Maceraya devam etceeyük!)

******************

******************




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —