Tarih: 02.07.2021 08:30

Esrarlı Mezarın Sırları Çözülemiyor

Facebook Twitter Linked-in

O yillardaki Belediye Baskani Hüsrev Yürür: “Hükümet konagi yapmak için buradaki mezarlari kaldirip Çakirtepe Mezarligina tasidik, burada hiç mezar kalmadi bahsedilen mezardan bilgim olmasi gerekirdi, böyle bir mezar hatirlamiyorum” demistir.

 

 

 

 

Cumhuriyet Meydaninda Hükümet Konaginin yani basinda siyah mermerden yapilmis bir mezar var.

Mezarin ne zaman ve nasil buraya yapildigini bilen yok. Mezarda kim oldugunu da bilen de yok. Ünyeliler bu mezarin bir evliya mezari olduguna inanir kutsal sayar bazen gelip geçerken basinda dua ederler.

Mezarda hiç kimse olmadigini sadece arka tarafta bulunan evlerden birinin önü kapanmasin diye uyduruldugunu iddia edenler de vardir.

Bu bilinmeyen mezarla ilgili bir çok bilinmeyenin yani sira içinde yatanlarla ilgili anlatilan birkaç tane hikaye vardir.

 

Bu mezarda kim var?

Biri Ankara’da biri Ünye’de yasayan iki ayri aile burada dedelerinin yattigini iddia ederler. Ünye’de yasayan ailenin fertleri daha da ileri giderek çocukluklarinda anneleri ile birlikte bayramlarda gelerek bu mezarin basinda dua ettiklerini söylerler.

 Bazilari hamile bir kadinin dogum esansinda öldügü ve bebegiyle buraya gömüldügü anlatilir.

Bir baska söylenti ise burada bir Çanakkale Sehidi’nin yattigi yolundadir.

Bazilari ise hiç mezar olmadigini söylerler.

Bugünkü Hükümet Konaginin oturdugu alan kirkli yillarin sonuna kadar  mezarlikti. Cumhuriyet meydanini kirkli yillarin sonunda ilk defa düzenleyen ve buraya ilk hükümet konagini yapan o yillardaki Belediye Baskani Hüsrev Yürür vefatindan önce Yasar Yasar karaduman’ a anlattigi anilarinda:

“Cumhuriyet Meydanini açmak ve sonra hükümet konagi yapmak için buradaki bütün mezarlari kaldirip Çakirtepe Mezarligina tasidik, burada hiç mezar kalmadi bahsedilen mezardan bilgim olmasi gerekirdi burada böyle bir mezar hatirlamiyorum” demistir.

 

Tiryaki Hasan Pasa Yalani

1940 li yillarin sonunda Cumhuriyet Meydanini  genisletme çalismalari sirasinda iki kisi kosarak Hüsrev Beye gelir , bulduklari bir mezar tasinda “Tiryaki Hasan Pasa” yazdigini söylerler.. Hüsrev Bey anilarinda tasin  Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Pasa’ya ait oldugunu sandilar oysa tas  Ünyeli baska bir Hasan Pasa’ya aitti sadece isim benzerligi” demistir. Hüsrev Bey  tasin  o günlerde mezarlarin tasindigi yerde tekrar basina dikilmesi için belediye deposuna kaldrilmasini söyler.

Elli Yil sonra

Aradan tam elli yil geçer, tas ta kaybolur, mezarda.. Birgün hocamiz Hasan Tahsin Kadioglu nerden duydu ise elli yil önce Tiryaki Hasan pasa diye bir tas bulunmus, öyleyse bu isimsiz mezar Kanije KAHRAMANI Tiryaki Hasan Pasa’nin mezaridir der. Belediye hemen bu fikre sarilirlar mezari düzenler basina da yalan yanlis bir tas dikerler.

“Burada Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Pasa yatmaktadir diye. Burasi artik Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Pasa’nin mezari olmus ve Tiryaki Hasan pasa Budapesteden getirilip Ünye’de mezara konulmustur.

Yanlisi Arastirmaci-Yazar Yasar Karaduman üç yil boyunca yaptigi arastirmalar sonunda çözmüs burada yattigi iddia edilen kisinin Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Pasa olmayip Ünyeli Bahriye Mirlivasi Tiryakizade Hasan Pasa oldugunu o Hasan pasanin da mezarinin bu olmayip tasi ile birlikte kayboldugunu bulmustur.

 

Mezar Tasi bulundu

Yasar Karaduman bununla da yetinmemis daha fazla kanit pesine düsmüs nihayet bahsi geçen Ünyeli Bahriye Mirlivasi (Deniz Tuggenerali) Tiryakizade Hasan Pasanin mezar tasini da bularak olayi tamamen çözmüstür. Hasan Pasa’nin bulunan mezar tasi Ünye’de Ortayilmazlar mahallesi Osman Aga camii avlusunda durmaktadir. Tasta Hasan pasanin kim oldugu da anlatilmaktadir..

Tasta yaklasik olarak : “Ünyeli Bahriye Mirlivasi (Tuggeneral) Tiryaki Zade Hasan Pasa ve ölüm yili 1855” yazmaktadir. . Oysa Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Pasa hem Maresal di hem de 1611 yilinda o zamanin Osmanli’nin Budin (Budapeste) sancaginda vefat etmisti.

 

Ünye Belediyesi tarafindan onarilan mezarin ve üzerinde ki Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Pasa yazisi kaldirildi.

Mezar halen gizemi  korumakta dir. Mezarin içinde kimim oldugu bugüne kadar açikliga kavusamamistir.

 

Ben Ünye’ye geldigimde herkes bu mezarin basinda Tiryaki Hasan Pasa  diye dua ediyordu, hatta o günlerde Ünye’ye gelen bir Turizm Bakani da  pasanin ruhuna fatiha göndermisti. 

Mezarin basindaki kitabe yanlisliklarla doluydu, bir sürü uydurma seylerle, rüyalarla masallarla bir mezar uydurmuslardi, bunu yapanlara sordum ne geregi var, neden böyle yalan yanlis isler yapiyorsunuz? diye bana  verdikleri cevap aynen söyleydi..

“Belki bu sebeple buralara turist gelir de birkaç kurus kazanir Ünye diye düsündük.”

Mezarda Tiryaki Hasan Pasanin olmadigi ispat edildi v e mezarin basina herhangi bir sey yazilmadi.

Ünye bir yalandan kurtuldu. Fakat bu mezar uydurmacilari rahat durmadilar bu seferde hiç Ünye ile ilgisi olmamis birini sadece ismi benziyor baska diye   getirip içinde kimin belli olmadigi bir mezara yatirdilar, isi bilmediklerinden onda da bir sürü tutarsizlik ve yanlisliklar yaptilar.

 Istanbul’da bu konuda bilgisine basvurdugum Osmanli Arsivleri Müdürü “Ünye gibi Anadolu kasabalarda adettir muhakkak meshur birini uydurup bulurlar kasabalarinda o meshur kisinin bulunmasini gururlanma vesilesi yaparlar” demistir.

 

(Kaynak Y: Karaduman, “Mezarda Karisan Pasalar” adli arastirmadan)

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —