Şahin, “İnsanların borçlanarak değil çalışarak ayakta kalabildiği bir düzen kurulmadıkça yapılan her artış geçici kalmaya mahkûmdur.” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Ünye İlçe Başkanı Özgür Şahin, Türkiye’deki ekonomik tabloya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada kapsamlı bir değerlendirmede bulundu.
Ekonomik sıkıntıların yalnızca emeklileri değil; memurları, asgari ücretlileri ve maaşa bağlı çalışan tüm kesimleri doğrudan etkilediğini ifade eden Şahin, sahada karşılaştıkları tabloyun her geçen gün ağırlaştığını dile getirdi.
“Artan maaşlar, hayat pahalılığını karşılıyor mu?”
Şahin, ilçede pazara çıkan, kira ödeyen ve çocuğunu okula gönderen herkesin aynı soruyla karşı karşıya kaldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de yaşanan ekonomik tablo, yalnızca emeklileri değil; memurları, asgari ücretlileri ve maaşa bağlı çalışan tüm kesimleri doğrudan etkilemektedir. Bugün ilçemizde pazara çıkan, kira ödeyen, çocuğunu okula gönderen herkes aynı soruyla karşı karşıyadır: Artan maaşlar, artan hayat pahalılığını karşılıyor mu?”
Bu sorunun cevabının sahada her gün daha ağır hissedildiğini vurgulayan Şahin, emeklilerin ayın ortasını göremeden maaşını tükettiğini, memur ve asgari ücretlilerin ise gelir-gider dengesini sağlamak için eksi bakiyeye düştüğünü söyledi.
Kredi kartları doldu, pazar fileleri küçüldü
Vatandaşlarla yaptıkları görüşmelerde kredi kartı limitlerinin dolduğuna sıkça şahit olduklarını belirten Şahin, pazara çıkan vatandaşların alışveriş listesini kısalttığını, kira, fatura ve mutfak masrafı arasında tercih yapmak zorunda kaldığını ifade etti.
Şahin, maaş artışlarının kâğıt üzerinde kaldığını vurgulayarak, özellikle emekliler için tablonun çok daha ağır olduğunu, en düşük emekli maaşının bugün bir çalışanın aldığı asgari ücretin altında kaldığını dile getirdi.
Asgari ücret artışı sahada yetersiz
2026 yılı için asgari ücretin net 28.075 TL olarak belirlendiğini hatırlatan Şahin, önceki yılın net 22.104 TL’lik asgari ücretiyle kıyaslandığında artış oranının yaklaşık %27 seviyesinde kaldığını söyledi.
Bu artışın enflasyonla kâğıt üzerinde eşitlense bile, sahada çalışanların ve özellikle tek kişinin çalıştığı hanelerin alım gücünü korumakta yetersiz kaldığını ifade etti.
“Sorun maaş oranlarından çok ekonomik tercihlerde”
Sorunun temelinde yalnızca maaş artış oranlarının değil, ekonomik önceliklerin yanlış belirlenmesinin yattığını savunan Şahin, geçmişte Milli Görüş hükümetleri döneminde izlenen ekonomik politikalara dikkat çekti.
O dönemlerde maaş artışlarının borçlanmayla değil; israfın önlenmesi, denk bütçe anlayışı ve kamu kaynaklarının adaletli kullanımıyla finanse edildiğini belirten Şahin, faiz giderlerinin azaltılması ve imtiyazlı kesimlere aktarılan kaynakların kesilmesiyle çalışanlara yüksek oranlı zamlar yapılabildiğini söyledi.
Faize 2,7 trilyon TL ayrılıyor
Devlet kaynaklarının önemli bir kısmının borç faizi için kullanıldığına dikkat çeken Şahin, 2026 Merkezi Yönetim Bütçesi verilerine göre faiz ödemeleri için yaklaşık 2,7 trilyon TL ayrıldığını ifade etti.
Şahin, toplanan her 5 liralık verginin yaklaşık 1 lirasının yalnızca faiz ödemesine gittiğini belirterek, bu tablonun çalışanlar ve dar gelirli kesimler açısından kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Esnaf da ayrı bir yük altında
Esnaf ve serbest çalışanların da ekonomik baskı altında olduğunu vurgulayan Şahin, 2026 yılında Bağ-Kur primlerinin en düşük aylık tutarının yaklaşık 10.150 TL seviyesine çıktığını, bunun da esnafın sabit giderlerine ciddi bir yük bindirdiğini söyledi.
“Ekonomi pazarda, mutfakta ölçülür”
Borç ve tüketime dayalı ekonomik politikaların toplumun geniş kesimleri için kalıcı bir iyileşme sağlamadığını belirten Şahin, asıl ihtiyacın üretimi önceleyen, istihdamı güçlendiren ve emeğin karşılığını koruyan bir ekonomik yaklaşım olduğunu ifade etti.
Şahin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Maaşlara yapılan artışlar, temel ihtiyaçlara gelen zamlar karşısında kısa sürede etkisini yitiriyorsa, bu artışlar vatandaşın hayatına dokunmuyor demektir. Alım gücünü koruyan, fiyat artışlarını denetleyen ve gelir dağılımındaki adaletsizliği azaltan politikalar artık bir tercih değil, zorunluluktur. İnsanların borçlanarak değil çalışarak ayakta kalabildiği, yarınını hesaplayarak değil güvenle planlayabildiği bir düzen kurulmadıkça, yapılan her artış geçici kalmaya mahkûmdur.”
Ünye Kent / Haber Merkezi
16407,98%-1,86
43,54% 0,05
51,43% 0,06
6757,37% -2,19
11644,36% -3,02
Ordu
06.02.2026