HÜSEYİN SAKA ( Klinik Psikolog)


Çevrimiçi Kumar Bağımlılığı


Çevrimiçi kumar bağımlılığı, son yıllarda Türkiye’de hızla artan ve bireylerin yalnızca maddi değil, psikolojik ve sosyal yaşamlarını da derinden etkileyen ciddi bir ruh sağlığı sorunu haline gelmiştir. İnternetin yaygınlaşması, yasa dışı bahis sitelerine erişimin kolaylaşması, yoğun reklam maruziyeti ve pandemi sonrası derinleşen ekonomik belirsizlikler bu artışın temel nedenleri arasında yer almaktadır. “Kolay yoldan para kazanma” vaadi, özellikle ekonomik olarak zorlanıldığı dönemlerde kumar bireyler için güçlü bir çekim alanı oluşturmakta, ancak bu vaat çoğu zaman ağır bir bağımlılıkla sonuçlanmaktadır.

Kumar bağımlılığı, dışarıdan bakıldığında fark edilmesi zor, ancak ilerledikçe yıkıcı sonuçlar doğuran bir süreçtir. En belirgin göstergeler; oynanan miktarı ve sıklığı gizleme, yakın çevreye yalan söyleme, kontrol kaybı, artan borçlanma ve sosyal ilişkilerde bozulmadır. Kişi başlangıçta belirli bir bütçe ve süreyle oynayacağını düşünür. İlk zamanlarda bu durum gerçekleşse de çoğu zaman parasını tamamen kaybedene kadar devam eder. Kaybettikçe “telafi etme” düşüncesi devreye girer ve bu durum bağımlılığı daha da derinleştirir. İleri aşamalarda kredi kartları, çevreden borç alma ve hatta aile bireylerinin maddi kaynaklarına izinsiz yönelme gibi davranışlar görülebilir.

Bu davranışların arkasında güçlü psikolojik tetikleyiciler bulunmaktadır. Heyecan ve adrenalin arayışı, stresle baş edememe, yalnızlık, can sıkıntısı ve değersizlik hissi kumar davranışını besleyen temel unsurlardır. Özellikle ekonomik zorluklar ve eşlik eden psikolojik rahatsızlıklar kişiyi kumara yönlendirebilir. Ancak bu kısa vadeli umut, uzun vadede daha büyük bir çaresizliğe dönüşür. Kumar bağımlılığı bu yönüyle, madde bağımlılığı gibi ağır bağımlılıklarla kıyaslanabilecek kadar güçlü bir etkiye sahiptir.

Bağımlılıktan kurtulmanın ilk ve vazgeçilmez adımı, sorunun kabul edilmesidir. Kişi kontrolü kaybettiğini dürüstçe kabul etmeden atılan her adım yüzeysel kalır. Bu süreçte şeffaflık hayati öneme sahiptir. “Küçük” gibi görünen yalanlar, özellikle gizlenen borçlar, yeniden başlamanın en güçlü zeminini oluşturur. Tedavide hedef yalnızca kumarı bırakmak değil, yeniden başlamamayı öğrenmektir; çünkü kumar, bırakılması görece kolay ama nüks riski çok yüksek bir bağımlılıktır.

Sosyal destek, iyileşme sürecinin temel taşıdır. Aile desteği ise doğru sınırlar çizildiğinde iyileştirici bir güçtür. Ancak borcun tamamen ödenmesi ve hiçbir sorumluluk bırakılmadan kapatılması, çoğu zaman tedaviyi daha da zorlaştırabilir. Bunun yerine borcun yapılandırılması ve kişinin düzenli geri ödeme sorumluluğu alması daha sağlıklıdır. Bu dönem, zorlayıcı olduğu kadar tedavi edicidir.

Davranışsal ve bilişsel müdahaleler de sürecin önemli bir parçasıdır. Doğru oynarsam sistemi yenerim gibi bilişsel çarpıtmalarla aktif şekilde mücadele edilmelidir. Yoğun dürtü anlarında uygulanan 15–20 dakikalık erteleme, dikkat dağıtıcı aktivitelerle birleştiğinde kumar oynama isteğinin şiddetini azaltabilir. Özellikle riskli saatlerin (çoğunlukla akşamlar) spor, sosyal faaliyet ve hobilerle doldurulması ilk aylarda kritik öneme sahiptir.

Finansal önlemler ise çoğu zaman en zor ama etkili adımlardandır. Kredi kartlarının kapatılması, krediye erişimin kesilmesi, gelir kontrolünün güvenilir bir aile üyesine devredilmesi ve çevrenin bilgilendirilmesi, kişinin kendini koruması için gereklidir. Bu önlemler bir ceza değil, iyileşme için oluşturulmuş koruyucu sınırlardır.

Son olarak, kumar bağımlılığı çoğu zaman depresyon, anksiyete, ilişki sorunları ve özdeğer problemleriyle birlikte seyreder. Bu nedenle profesyonel psikolojik destek almak bir seçenek değil, gerekliliktir. Kumar bağımlılığı kısa sürede geçen bir sorun değil; şeker ya da tansiyon gibi uzun vadeli yönetim gerektiren kronik bir hastalıktır. İyileşme, hızlı çözümlerden değil; sabır, şeffaflık, sorumluluk ve sürdürülebilir bir yaşam düzeni kurmayla gerçekleşebilir.

Gerçek iyileşme dediğimiz şey ise yalnızca oynamayı bırakmak değildir. Kumarın yerini sağlıklı baş etme yollarıyla doldurabilmektir. Bu bakış açısını benimseyen bireyler ve aileler için değişim mümkündür. Sağlıcakla kalın... 

 

Hüseyin Saka

Klinik Psikolog 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593