PROF. DR. AYŞE YALIN

Tarih: 15.02.2022 08:30

Çocuğumuzla birlikteliğimiz ve onun yaşamını etkileyenler

Facebook Twitter Linked-in

Bir insanin yasam yolculugu  nereden baslar..nelerden etkilenerek yoluna devam eder ve var olur gelin birlikte bakalim

Ana karnindan beklide daha önceden kusaklar ötesinden insanin yasami baslar…….Hem çevresi hem sosyal baglami hem de anne  ve babasinin özelikleriyle  bezenmis,kusaklarindan aktarilan  iç zenginligiyle..bakima ,sevilmeye,deger verilmeye ve  her özelligiyle kabul edilme gereksinimi  ile kucagimizda ,yuvamizda güven içinde büyüyüp gelisme umuduyla yasamaya gelir …..

 Bizler de  anne baba olarak onu kucagimiza alir ve onun için kurguladigimiz tasarladigimiz düsünü kurdugumuz …….bir baska degisle düsümüzde ki  çocuk için  (Imge bebek).. ve o bebege güzel bir dünya kurmak adina ne mümkünse her seyi yapma kararligiyla büyütmeye çalisiriz ….ancak  

 Prof Dr Acar Baltas’in …bir konusmasinda dedigi gibi kucagimiza gelen çocuk  genetik piyangodan gelen çocuktur ve …. bizim düsledigimiz,kurguladigimiz, hayal ettigimiz  çocuk degildir …

Genetik ,kalitim çok önemli ….

Insanlar genetik olarak aldiklari özelliklerin nerelerden geldigini bulabilmek için romanlar ,öyküler  yaziyorlar .

Amaç kendilerini, özeliklerini daha iyi tanimak..Bunun  için zor  kosullarda seyahat  ediyor yasadiklarini … öykülendiriyorlar ….ya da ‘seninle baslamadi’ gibi konulari ele alan  kusaklar arasi aktarilan özellikleri anlatiyorlar ….Insanin kendini ve özelliklerin kesfetmek çok önemli…size aktarilanlari bulup tanidiktan sonra kimliginiz sizin için daha kiymetli oluyor

Eger genetigin, kisiligin olusumunda etkisi bu kadar önemli ise anne baba tutumlarinin önemini sorgulayabilir miyiz? 

Iç zenginlik ve yasam gücüyle dogan bu bebegin,zenginligini ve getirdigi yasamsal güçlerini yasam yolculuguna aktarabilmesi,  geçirebilmesi  için bir kaynaga … bir referansa…beslenmeye gereksinimi var… baska bir degisle genetik, kalitim çok önemli ancak yazgi degil…

Dogustan getirdigimiz mizaç ancak deneyimler ve yasantilarimizla gelisen ise kisiligimizdir

 .Gordon Alport’un yag/yumurta ve ates iliskisi anne baba tutumlari ve kisilik gelisimi için çok güzel bir metafordur…

Her ikisi’de farkli özellikleri olan yapidadirlar (farkli bireylerin farkli özellikleri…mizaç gibi), ancak atesin etkisiyle yumurta katilasir yag erir …ve karsimiza farkli olusumlarda çikarlar …her ikisini de yakmamak için atesin ne zaman kisilacagi ne zaman arttirilacagi ya da kapatilacagi ve bu eylemlerin ne zaman yapilacagi da önemlidir(kisilik gelisimi gibi ) .

Fransua Marcio’nun su satirlari da  çok önemli.’bizi sevmis olanlar yogururular /yine yogururlar…  ayri ya da  farkli olsak  iyi/kötü yanlarimizla  onlarin elinden çikmisligimiz degismez

  Anne baba tutumlari kisiligin gelisimi için çok önemlidir…

Bu yogrulma/ yine yogrulma  süreci anne ve bebek arasinda ki ilk alis verisle baslar ….Anne …bebegin dogdugu andan itibaren verdigi ona özgü  ona ait olan özelliklerini anlatan isaretlerini, ip uçlarini dikkatle izlemeli ..okuyabilmeli onun gereksinimi olan yasan inançlarini saglayabilsin Bebeklerde ,annenin ya da anne yerine geçen kisinin bu süreçte ,onun bakimi adina verdigi  isaretlerin niteligini ve onun getirdikleriyle büyüyüp  gelismesi adina ne kadar uyumlu oldugunu içgüdüsel  olarak  sezer.. iste bu karsilikli birbirinin özelliklerini sezebilme saglikli bir alis verisin baslangicidir

Ben  çocuklar ve anne/babalarin alis veris niteligi hakkinda en iyi isareti   ,çocuklarin  okula basladiklari gün alirim .

Özellikle sabah  ayrilma ve aksam birlesme anlari anne / çocuk arasinda yasanan iliskinin ,iletisimin tipik bir örnegidir…o iliski anne / baba tutumlari açisinda da  bir isarettir…

Bu tutum isaretleri  bu ilk izlenimler, hangi çocugun, okula uyumunun kolay olacagi hangi çocugun biraz zor olacagi ve hangi çocugun zorlanacagi konusunda bize ip uçlari verir..

Zorluklarla karsilasmadan gelisme olmuyor..konfor içinde yasayarak zora zahmete katlanmadan basarmakta olmuyor… özellikle son yillarda anne babalarin çogunun çocuklarini yetistirirken kullandiklari  tutumlarin arkasinda tek bir düsünce var …  buna amaç ya da istekte diyebiliriz  .

.Amaçlarina erisebilmek için bir çok  strateji gelistirirler …

Anne / babalar 21 yüz yil kosullarina çocuklarini uydurabilmek için çok kaygili ve endiseliler  ..Bu nedenle ,kitaplar okuyorlar ,uzmanlara danisiyorlar ve saglam hiç yanilmayan bir öneri paketi istiyorlar ..verdikleri bu ugrasi yadsinamaz ve takdir edilesi bir ugrasidir..

 ….Amaçlari …çaga ayak uydurabilen .özgüveni yüksek ,ayaklari yere basan.taninan güçlü ,basarili ,iyi bir geliri olan ..çagin getirdigi her seyi yapabilen hatta onun yapamadiklarini da yapabilen bir insan için ugras vermektir…..

Dogrusu hem anne / babalarin hem de çocuklarin isi zor

Ben yillar içinde edindigim deneyimlerden  ..aldigim egitimden  ve okudugum kitaplardan içsellestirdigim bilgilerden ,. çocuklarin kisilik gelisimlerini olumsuz yönde etkileyebilecek iki tutum görüyorum. .

Bana göre,  her iki tutumda ,çocugun gelisimini ya da kendi özellikleri ile var olabilmeyi zorlastiriyor

Birinci tutum ; Çocugu yukari da  tanimladigimiz özelliklere sahip olarak yetistirmeye çalisirken  yüksek beklentiler, yasaklar, kati sinirlar içinde kaliba sok ve kontrol et tutumu…

Bu tutuma çocuk açisindan bakildiginda,onay bekleyen , yanlis yapmaktan dolayi çok endiseli, red edilmek, begenilmemek sevilmemek kaygisi yasayan bir çocuk   karsimiza çikar….

Ben bu tutumu, degersizlik duygusunun gelisimine zemin hazirlayan bir tutum olarak görüyorum

Diger tutum ise yeter ki,  basarili ve uyumlu olsun ben onun için her seyi yaparim tutumudur .. Asiri verici,koruyucu her kosulda çocuk için orada olan   ebeveyn tutumudur. Bu tutuma ,helikopter anne /baba tutumu  deniyor …hava alanina gerek yoktur… her yere konabilir, acil inisleri kolaylikla yapabilir

.Çocuk açisindan bakildiginda ,haz prensibine göre davranan  ve ben ve hep  benim diyen  ben  merkezcilik  çerçevesi içinde, konforu yerinde bir çocuk görürüz...ancak sonunu da  gözlenen,  çok küçük zorlanmalarda kizgin ve öfkeli ya da aglayan,huzursuz ve mutsuz  davranislarin sergilendigi, anneye bagimli ,onsuz neredeyse kimildayamayan bir çocuk izleriz ..

Bütün çocuk gelisimi kitaplarinda ,makalelerinde , sevmek /sinirlar /degerlilik  en çok kullanilan sözcüklerdir

 Ben olabilme  biz olabilme ..var olabilme …. Kosulsuz sevmek, her özelligiyle ve bunlari gösterebilmesi için alan taninma…konulari tartisilmaktadir ve gerçekte bu konular gelisim adina vazgeçilmez ve olmazsa olmaz konulardir… ….

Iki küçük örnek vermek istiyorum

Biri çok sevdigim arkadasim dostum rahmetle aniyorum Prof Dr. Atilla Turgayin  Kanadaki evinde yasadigim bir olay ..sevgili Atillanin (yil 1986) oglu sanirim 4 ya da 5 yasindaydi ..Her sabah erkenden kalkar, tipis tipis asagiya iner buz dolabini açar yogurdunu  kasigini alir, tv   de istedigi kanali seçer, çizgi filmini seyrederek  yogurdu yer,   yogurt bittiginde, çöp torbasina yogurt kutusunu atar, kasigini da bulasiklarin yerine koyardi onu bir iki gün izledim sonra …yogurdunu ve kasigini ben hazirladim eline verdim, bittiginde çöpe kutuyu ben attim…Atilla bu davranisimi gördü ve  biraz hesap sorar bir  tavirla  ‘ne yapiyorsun ‘diye sordu … bende anlattim …yapma o kendi isini yapacak ve  biz de onu alkislayacagiz ve gurur duydugumuzu söyleyecegiz dedi …. Dogrusu iyi bir ders oldu benim için …ona neler yapabildigini göstermesi için alan vermemistim ….

Ikincisi de 7/8 sene önce yasadigim bir olay ..okula yeni baslayan bir çocugumla ilgili… annesi dil gelisimi ve diger gelisimlerini çok erken tamamladigi genelde uyumlu oldugunun ,bu nedenle de okula uyumunda önemli bir  sorun yasamayacagini iletti  ancak daha önce hiç arkadasi olmadigi bilgisini de  verdi …Tam iki ay sinifa girmedi ,agladi ,vurdu ,tükürdü ve kustu .Ona hep yardimci olacagimiz güvencesini verirken  …’henüz degil ama bir gün basaracaksin’ mesajini verdik …ve .bir gün ben okula biraz geç kalmistim  beni görünce ,kosarak yanima geldi ve’ ben basardim’  dedi Sinifina girebilmisti, zafer onunda ve biz zaferini birlikte kutladik

Çocuklar zaferlerinin  kutlanmasini,  alkislanmasini , görülmesini ister ki begenildigini ve degerli olduklarini hissetsinler ..

.Çocuklara yapabilecegimiz en degerli sey, onlarin kendi güçlerini, potansiyellerini göstermelerine izin vermektir…

Kestirme yollardan basarili insan maalesef olunmuyor ……basarili ve mutlu olmak nedir ki  

Dünyayi verelim çocuklara hiç degilse bir günlügüne ….

Alli pullu bir balkon gibi verelim oynasinlar

Oynasinlar türküler söyleyerek yildizlarin arasinda

Dünyayi çocuklara verelim

Kocaman bir elma gibi verelim sicacik bir ekmek somunu gibi 

Hiç degilse bir günlügüne dogsunlar

Bir günlük de olsa ögrensin dünya arkadasligi

Çocuklar dünyayi alacak elimizden

Ölümsüz agaçlar dikecekler…

..Nazim Hikmet

 

 

Çocuklar

..özen ister ,görülmek begenilmek ister, sinir ister, getirdigi her özelligiyle biricik oldugunu hissetmek ister…..küçük düsürülüp asagilanmayacagini ve güven içinde tüm gücünü ve  iç zenginligini göstermeye hazir oldugunun fark edilmesini ister …….iste o zaman basarili ve mutlu olur….

  

 

 

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —