ARİF TAKICI


Dünya’daki Su Sorununa Karşı Önlem Almak Kaçınılmazdır


Gezegenimiz artık eskisi kadar su zengini değildir. Şu an itibarıyla Dünya’da bazı ülkeler su zengini iken bazı ülkeler için alarm çalmaktadır. Ancak dikkat etmedikleri takdirde su zengini kabul edilen ülkeler için de tehlike çok uzakta değildir.

Su sorunu bakımından baktığımızda, Orta doğu ve Kuzey Afrika hem yüksek su stresi hem de iklim kırılganlığı nedeniyle en riskli alanların başında geliyor. Güney Asya’da yer sularına bağımlı tarım ve hızlı büyüyen kent nüfusu baskısı artıyor. ABD Güneybatısında ise Colorado nehri üzerindeki su paylaşımı anlaşmalarının ‘’ artık var olmayan iklim koşullarına ‘’ göre yapılmış olduğu belirtiliyor. ABD’deki Los Angeles, Las Vegas ve İran’ın başkenti Tahran gibi kentler, su kıtlığı uyarılarına rağmen genişleme ve nüfus artışı teşvik edilen yerler olarak öne çıkıyor.

 Son yıllarda bilim insanları su krizi ile ilgili kritik çağrılar yapıyor. Uzmanlar, küresel ısınma nedeniyle buzullardaki erimenin, bu kaynaklardan tatlı suyun kalıcı olarak azaltmaya başladığını, kuraklık başta olmak üzere aşırı hava olaylarıyla beraber su döngüsünün öngörülemez hale geldiği konusunda uyarıyor. Kuraklık artık ‘sinsi afet’ olarak tanımlanıyor. Bu durum yavaş gelişiyor, ama etkisi uzun olacaktır. Su ile ilgili risk faktörüne baktığımızda bilmemiz gereken, suyu bilinçli kullanmak zorunluluğudur.  Bu bakımdan, su kullanma kültürü oluşturulmalıdır!

  Su nimeti doğa yağmur ve karla gelir sağlarken, insanlık bu gelirden daha fazlasını harcıyor. Nehirler, göller, sulak alanlar ve yer altı doğal su kaynaklarından çekilen su, geri dolum hızını aşarak giderek büyüyen bir borç yaratıyor. İklim değişikliğiyle artan sıcaklık ve kuraklığın bu tabloyu ağırlaştırdığı, kuruyan göller, çöken kentler, eriyen buzullar, çölleşme ve erozyonun artık kalıcı hale geldiği bilinmektedir. Yer altı sularının aşırı kullanımı, ormanların azalması, arazi bozulumu ve kirliliğin birçok bölgede tatlı su kaynaklarında geri dönüşsüz kayıplara yol açtığı, iklim krizinin bu süreci dahada hızlandırdığı görülmektedir.

  Gelecek zaman içerisinde dünyada su yüzünden savaşlar çıkacaktır. Bu bakımdan, bu durum küresel bir krize yol açmadan ülkeler ve BM gibi dünya kurumları su krizi ile ilgili yönetebilir bir dayanışma ve strateji geliştirmek zorundalar.

Ülkemiz de su zengini ülkeler içerisinde değildir. Bu yüzden, Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet işleri Başkanlığı, Enerji Bakanlığı Medyanın da desteğini alarak çalışmalar yapmalı, su kullanma kültürü oluşturulmalıdır.

Su kullanımında İsraf: Diş fırçalamak yaklaşık üç dakika sürer. Bu süre zarfında musluğu açık bırakırsanız 10-15 litre civarında su israf etmiş olursunuz. El yıkarken yaklaşık 20 saniye süre geçer, bu süre içerisinde musluk açıksa 2-3 litre su israf edersiniz. Duşta sıcak suyun gelmesini beklerken boşa akan su yaklaşık 3 litredir… Halbuki duşta sıcak suyun gelmesini beklerken boşa akıtmayıp altına kova koysak, biriken suyu başka ihtiyaçlarımız için kullanabiliriz. Yine duş alma sırasında sabunlanırken suyu kapatsak ciddi miktarda su tasarrufu yapmış oluruz.

 

Ordu İlimizde durum: Ordu ilinde 419,592 abone mevcuttur. Ünye İlçemizde 52 000 abone mevcuttur. Düşününün İl bazında baktığınızda, 419 592 abone de hane halkının israfa aldırış etmeksizin su kullandığını varsayarsanız, ne kadar korkunç derecede su israfı meydana gelmektedir… İsrafın boyutunu varın siz hesap edin.

Su israfını önlemek kaçınılmazdır: Cenabı Allah A’raf Suresi-ayet 31. Şöyle buyurmaktadır: Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

 

 Yalnız susayan suyu değil, su da susayanı arar… Sen, hep su gibi olduğunu düşün…Su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez… Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün… Ama su gibi yaşatıcı ol… su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil. Mevlâna

 

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593