MUSA Ö. KIROĞLU


Erenyurt kendini ilçe olmaya hazırlasın!


Ünye’nin Erenyurt beldesi ilçemizin doğusunda Fatsa ile sınırlı serhat beldemizdir.

Dikkat ederseniz “beldemiz” dedim, “mahallesi” demedim.

Ben, Büyükşehir olmakla birlikte belde hakkını kaybeden yerleşim yerlerimize “mahalle” denilmesini hiç kabullenemedim. 

Bu nedenle günlük konuşmalarımda ya da konunun geçtiği her durumda Erenyurt, İnkur, Yeşilkent, Tekkiraz, Fatih, Yenikent, Pelitliyatak ve Hanyanı’nı “belde” olarak ifade ederim. 

Niye?

Bu beldelerin her birinin 5-6 mahallesi varken, bu mahalleri de bağlayıp koca beldeyi tek mahalle yapmak olacak iş midir?

Kapsamlı bir Yerel Yönetimler Yasası hazırlığından bahsediliyor. Hatta 2026 yılında Meclis’e geleceği söyleniyor.

Umarız hazırlanan yasa bu tür yanlışlıklara da çare olur.

Neyse biz asıl konumuza geçelim. 

Erenyurt için “Serhat Beldemiz dedim ya… Bu beldemiz ilçemizin doğusunda Fatsa ilçesiyle sınırdır ve serhat görevi yapar.

Fatsa ilçe merkezine 20 km mesafededir. İdari olarak Ünye’ye bağlı Erenyurt’un Ünye ilçe merkezine mesafesi ise 38 km’dir.

Erenyurt’tan Fatsa’ya giden bir araç 30 dakikada Fatsa’ya ulaşırken Ünye’ye 50 dakikada ulaşmaktadır.

Bu durum doğal olarak Erenyurtluların başta ticari olmak üzere hemen her alandaki bağını Ünye’den çok Fatsa ile kurmasına yol açmıştır.

Fatsa ilçe merkezinde çok sayıda Erenyurtlu oturmakta, günlük hayatlarını Fatsa’da sürdürmektedirler. Ünye’deki Erenyurtlu sayısı azdır.

Ünye’ye daha çok resmi iş ve işlemleri için gelen Erenyurtlularda zaman zaman “Fatsa’ya bağlanma” sesleri yükselir.

Bu isteği biraz araştırıp incelediğimizde özellikle hizmet alabilmek için kullanılan bir “bahane” olduğu görülür.

Bu duruma Erenyurt Belde Belediye Başkanı rahmetli Mevlüt Esen’in, Sanayi ve Ticaret Bakanı rahmetli Şükrü Yürür’ü ziyaretinde bizzat şahit olmuştum. 

1988 yılıydı Mevlüt Esen, Şükrü Yürür’ün Bakanlık makam odası kapısından içeri girer girmez daha oturmadan; “Sayın Bakanım, büyük zorum var. Erenyurt ayaklandı, Fatsa’ya bağlanmak istiyor. Ne yapacağız?” dedi.

Şükrü Yürür, “Yine ne istiyorsun Mevlüt Abi, neye ihtiyacın var?” diye sordu.

Mevlüt Esen güldü, “Halden anlayana kurban olayım… Bu ayki maaşı ödeyemedik, paraya ihtiyacım var” dedi.

Öğle vaktiydi, Şükrü Bey bizi birlikte yemeğe davet etti. Yemekte Mevlüt Esen’e çok ilginç bir şey söyledi…

Şöyle dedi;

“Mevlüt Abi şimdilik çok dillendirmeyelim, aramızda kalsın Erenyurt’u ilçe yapmamız gerekiyor. Sizin o bölgenin yani Fartıl Vadisinin ilçeye ihtiyacı var. Ünye’nin il olmasını bekliyorum. İl olurken ya da il olduktan sonra Erenyurt’u ilçe yapmalıyız.”

Mevlüt Esen duydukları karşısında şok olmuştu. Bir süre konuşamadı.

Sonra; “Şükrü Bey sen essah mı diyorsun? Bu iş olur mu?”

“Olur abi” dedi, Şükrü Bey… “Biz buradaki, Erenyurtlular oradaki görevini yaptığı takdirde olur.”

“Sizi anladım da Erenyurtlular ne yapmalı?” dedi Mevlüt Esen?

Şükrü Yürür nüfusun önemli olduğunu, ilçe sınırları dahilindeki nüfusun 15 binin üstünde olması gerektiğini söyledi.

Sonra ilçe olduğu takdirde tahmini sınırları belirtti Şükrü Bey…

Mevlüt Esen; “Sınırlar bu şekilde olursa 15 değil, 20 bini de buluruz” dedi. 

Bu konuşma ta 1988 yılında yapılan bir konuşma ve çok önemli bir tespit… 

Demem o ki; Erenyurtlular büyük düşünmeli, hedefleri ilçe olmalı. Buna inanmalı, bunun için çalışmalılar.

Bilmeliler ki Fartıl Vadisi yeni yetme bir bölge değil… Bizans’tan, Selçuklu-Danişmend’den, Osmanlı’ya uzanan kadim tarihinden taşıdığı izlerle bulunduğu bölgenin parlamayı bekleyen yıldızı...

Ünye’nin il olma ihtimalinin iyice arttığı günümüzde Erenyurtlular başta nüfus olmak üzere gerekli hazırlıklarını yapmalı, Fartıl Vadisinde Erenyurt ilçesini kurmalılar.

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593