AHMET DERYA VARİLCİ

Tarih: 22.11.2023 12:39

Ordu Tanıtım Günleri

Facebook Twitter Linked-in

Geçtiğimiz hafta Ordu Valiliği ve Ordu Dernekler Federasyonu’nun (ORDEF) düzenlediği, Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği ve ilçe belediyelerinin katkıda bulunduğu Ordu Günleri’nin 12’cisi yapıldı.

16-19 Kasım 2023 tarihleri arasında İstanbul Yenikapı etkinlik alanında gerçekleştirilen Ordu Günleri’ne Ünye, önceki etkinliklerdeki gibi tarihi Ünye evi konseptiyle katıldı. 

Model seçilen ev, Ünye’de müze amacıyla restorasyonu yapılan bir taşınmaz kültür varlığıdır. Ünye Müze Evi olarak düzenlenen ve daha sonra adı “Yaşayan Kültürel Miras Müzesi” olarak değiştirilen bu tarihi yapı Ordu Günleri’nin Ünye yüzü olarak tescillenmiştir.[1]

 

Tanıtım Günlerinde Ünye

 

Ünye’nin yöresel ürünlerinin tanıtımının yapıldığı etkinlikte su böreği ikramı, üzüm suyu ve reyhan suyu ikramı yapılmış, Ünye broşürlerle tanıtılmaya çalışılmıştır.

Ordu Tanıtım Günleri’ni önceki yıllardan da hatırlıyoruz… 

Ünyeliler sanki daha yoğun katılırdı…

Tanıtım Günleri adeta Ünyelilerin buluşma noktası haline gelirdi.

Araya Pandemi girdi, hayat koşulları düne göre zorlaştı…

Ünyelilerin ayağı eksildi.

Tanıtım organizasyonları rutine bağlandı.

Buluşma, daha çok siyasilerin bir araya geldiği etkinliklere dönüştü.[2]

Aynı arızi durum kitap fuarlarında da söz konusu...

Yayınevleri gibi ziyaretçi sayıları da azaldı. 

(Nasıl azalmasın, kitap lüks tüketim maddesi haline geldi. KDV’si artırıldı, fiyatları yükseldi. Okumayan bir toplumuz zaten, bir ÖTV’miz eksik.)

 

Tanıtımın Eksik Yönleri

 

Ordu İli bağlamında ilçelerinin ve Ünye’nin tanıtımı, her şeye rağmen yararlı bir girişimdir.

Ancak bu oluşumda yeni bir buluş söz konusu olmayınca, rutin bir faaliyet olmaktan öte gidemiyor.

Tanıtımın açılışındaki kalabalık da yerel seçim öncesi “görünme” telaşını aşamayınca, ortaya boz bulanık bir tablo çıkıyor.

Tabi stantlar tümüyle boş değil.

Örneğin: “Bizim Kahvemizin 52 yıl hatrı var” mottosu yabana atılmamalı.[3]

Rize, çıkıp ta “biz 53’üz bizim hatırımız daha fazla” yahut Düzce “biz 81’iz, en hatırlı il biziz!” demediği sürece sorun yok.

Tanıtım Günleri’nde Kabadüz mevsimin ilk karını Yenikapı’ya taşımış, suni kar yağdırmış. Acaba Kabadüz’e mevsimin ilk karı yağdı mı? Çünkü etkinliğin son günü İstanbul’a mevsimin ilk karı düştü, öyle olmaz böyle olur der gibi… 

Olumsuz anlamda söylemiyorum, eğer taklit değilse böyle küçük sürprizler hoş ayrıntılardır. Etkinliğe umulmadık renkler katar… Akkuş’un bungalov evleri gibi, su böreği yeme yarışmaları gibi.

Eksik yönlerine gelirsek...

Kendini tekrar etmesi olarak özetleyebiliriz. 

Yazının başında rutine bağlandı diye belirtmiştik zaten…

Aynı tema, aynı broşürler ve aşina olduğumuz görüntüler.

Gel de Gurbetteki Ünyeliler’in eleştirisine hak verme:

“Ordu Günleri’nde Ünye’yi suböreği, tefek dolması, pancar çorbası, siyasiler ile boy boy fotoğraf çektirip gelenler…  Bizim hiç kültür sanatla ilgili değerlerimiz yok. Ünye şivesi ile kitap yazmış Bilgin Hasdemir’i göremedik. Kültür bakanlığı devlet sanatçısı, kültür miras taşıyıcısı Celil Güler’i göremedik. Mahalli sanatçımız Arif Deryal’i göremedik. Yemeklerimiz tabi ki bizim folklorumuz. Emeği geçenlerin eline sağlık ama olmadı bu, sanata ve sanatçıya saygı eksik kalmış. Ünye’nin yerel tarihi … eksik kalmış. Umarız tamamlanır. Pancar çorbasından ileri gidilir artık.”[4]

 

Ünye’nin Değerleri

 

Ünye adını yücelten değerleri bu yazıya sığdırma imkânına sahip değiliz. 

Çünkü bir hayli fazla… 

Hadi hepsini geçtik…

İl olma iddiasıtaşıyan Ünye’nin tanıtımı böyle mi olmalı?

Belediyemiz, Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne bağlılığından dolayı il talebini seslendirmekten uzak. 

Bu bağımlılık nedeniyle olsa gerek, Ünye Çamlık Mesire Alanı’nı satılık emlak gibi gören OBŞ Belediyesi’nden geri isteyememekte.

Ünye kamuoyunun direnci olmasa, Çamlık çoktan satılmıştı.

Bu arkadaşlar “seçilmiş” ama “atanmış” gibi davranmaktadır.

Yapacak bir şey yok…

Sözümüz seçmenedir. 

İradesini görmezden gelenleri seçmiş olmalı…

Yanlışlık tam da bu noktada!

Umarız Ünyeliler aynı hatayı dört ay sonra tekrar etmezler.

Yahut seçilenler, seçmenin iradesini hesaba katar.

 

Müze Evi’ne Dair…

 

15 yıl önce dönemin Belediye Başkanı Arpacıoğlu’na şöyle demiştim: 

“En büyük projeniz bu olacak Sayın Başkan, gelecekte bu eserle anılacaksınız!”

Henüz proje aşamasında olan Müze Evi girişimini kastetmiştim.

Oysa kendisi “dolgu alanı” olarak görülen Atatürk Parkı’nı kastettiğimi zannetti.

Doğrudur parkla da anılacaktır, tıpkı kendisinden sonra seçilen Başkan Çamyar’ın AVM ile anılacağı gibi.

Ama Müze Evi’yle anılmak farklı bir olgudur…

Müze Evi bir eserdir ve eserlerin korunması gerekir.[5]

Başkan Tavlı’yı da eserleriyle anmak isterdik…

Çamlığı Ünye’ye yeniden kazandıran başkan, Kültür Sarayı’nın banisi, Ünye Üniversitesi’nin mimarı, Ünye İl girişiminin öncüsü ve benzeri nitelikleriyle…

 

[1] Ünye müze evi yapılacak olan tarihi Ünye evinin restorasyonu aşamasında (2009 yılında) ÜTAG olarak şu değerlendirmeyi yapmıştık: “Müze, daha çok sanat, tarih, bilim ve kültürle ilgili eserlerin toplanıp sergilendiği yerlerdir. “Müze ev” ise, öncelikle, mimari anlamda eski bir Ünye evinin iç ve dış mekânlarıyla otantik bir sunumudur. Tarihi Ünye Evi’nin mimari yapısı yanında eski el işlemeleri, mutfak eşyaları ve çeşitli gereçlerle donatılan günlük kullanım nesneleri yıllar önce yaşanan bir Ünye’nin günümüze taşınmasıdır.  Eve gelen ziyaretçiler burada büyük annesinin işlemeli bohçasıyla karşılaşacak, annesinin çeyiz sandığını görecektir... Yabancılar ise bir zamanların Ünye’si hakkında fikir edinecektir.” [ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU - A.KABAYEL – A. D. VARİLCİ]

[2] Dört ay sonra yapılacak olan 31 Mart 2024 yerel seçimleri düşünüldüğünde, belediyelerin belirleyici olduğu bu organizasyonda bir seçim atmosferinden söz etmek oldukça zor görünüyor. 

[3] İkram bardağının üzerindeki “hatır” sözcüğünü hatırı biçimine dönüştürürken,  Karacaoğlan deyişindeki gibi neden “ı” harfini yok etmişler, “hatrı” yapmışlar anlayamadık. 

[4] Gurbetteki Ünyeliler’in iznine sığınarak değerlendirmeyi yazımıza aldık. Alıntıda “…” olarak geçtiğimiz kısım, Ünye Tarih Araştırma Grubu’na izafeten anılan isimler şahsımıza “övgü” olarak anlaşılmasın diye es geçilmiştir. Şükran duygularımızı buradan iletmekle yetineceğiz.

[5] Adı gibi işlevi de değişen Müze Evi’nin giderek Ünye’yi yansıtmaktan uzak bir içeriğe bürünmesi ayrı bir yazı konusudur.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —