RIDVAN AYDIN


YÜREĞİME SİYAH ÇELENK BIRAKTIM (72)


…Siyaset ablukasındaki oraların, günbegün çürütülmüş kurum veya kuruluşlarında hak aramak, yaşam enerjinize yapacağınız en büyük kötülüktü! 

 

Hukuk dehşet pahalı, süreç fahiş uzundu. Hak’ kın boynu büküktü, oralarda bir başına, oralarda kimsesizdi… Yıllar yılı peşinden koşulan adaletin, çoğunlukla ölü doğduğu da vakiydi.

 

Kürenin emperyal güçlerine teslimiyetçi siyaset, oralarda devlet içi devletti. Hırsızlığın-yolsuzluğun-vatana ihanetlerin bile dokunulmaz zırhlara büründüğü; denetimsiz yönetimlerin, yönetimsiz yöneticileriyle sözde yönetildiği adreslerdi. 

 

Özetiyle oralar ki en kolay zenginleşmenin; yüksek getirilerle en emeksiz emekliliklerin; yedi göbek ötelere dahi, fazla fazla yetebilen ganimet siyasetle, ‘Fareli Köyün Kavalcı’sına1 örnek uçurma viranelikleriydi. 

 

Oralar ki çağdaş hukuk devletlerinde, dosya dosya suçlarla ağır zanlı olması gerekenlere, yalan bombardımanlı algı yönetimiyle itibar eylendiği; en değimli payelerin değmezliğe, en büyük ödüllerin liyakatsizliğe verildiği cehalet yöreleriydi. 

 

Gerek siyasal dinciliğin avantacı radikalizmi gerek etnik milliyetçiliğin çıkarcı faşizmi; insanlığın katma değer yanlarını oralarda beter çürütür, menfaate hummalı kaplama dinciliğin, kalaylı yurtseverliğini egemen eylerdi. 

 

Böylece oraların yokluklarla marine cehaleti; çıkarcı bir ömrün, kiralık kapıkulu yardakçılığına neferleşirdi. Her kim ki zulümde daha güçlüyse her kimin ki bedavası, avantası bonkörse oralı olur, orayı mihrap edinirdi… 

 

Müzayedelik bir cehalet örneğiydi ki: Çıkar için hazır kıta kılıcın her türünü kuşanır, fukara dürüst milletin, devlet olanaklarına hoyrat çöken partizanlığın, harami liyakatsizliğinden harami beslenişi ahlak bellerdi.

 

Mürteci sancaktarlığıyla saltanat süren hamaset ağaları nasıl ki dış güçlerin, onlar da çıkar yandaşlığıyla güdüldükleri yerli ağalarının, cehalet marinasyonlu iç güçleriydi. 

 

Cehaletin cehaletten, ihanetin ihanetten, rezaletin rezaletten beslendiği öylesi bir devranıydı ki oraların;  maşukunda olmayanı var sanma, ondan başka bir O yaratmaların, olmamışı oldurmaların, iflah etmez duygu durum kandırması, Delibal2 Aşk’ı andırıyordu. 

 

Olası ki dünya tarihinde oralar için; “Tedavülden hiç kalkmayan celladına sevdalı… Yerli-ithal karışımı… Akıl almaz ümmi tebaalar… Oraların her türlü kullanma hazır cühelâ avlaklarında, Orta Çağı aratmaz” yazıyordu.

 

Türü her ne olursa olsun, oralarda işlenen tüm suçlarda; yasaların, eğitimin, ekonominin suça sebep siyasal mimarisi, oraların her alanda uluslararası itibarını yerle bir ederdi. 

 

Hangi meslekten olursa olsun; devletin mevki-makam ve rütbelerinden şişinerek, kendilerini devlet sananlar; kendilerine ayrıcalık tanınması için yurttaşlara tepeden bakma haksızlık, hukuksuzluklarda bulunanlar;  devlete saygıyı zedeleyen kibirli ihanetin, resmi ya da siyasi hainleriydi…

 

Bakteriyel siyasetin, adalete enfeksiyonel egemenleri; din-iman diye diye, oralarda milletin alın teri varlıklarına, “Ayranı yok içmeye…” saltanatıyla hükümet ederlerdi. Gerek İlmü'l-hurûf3 müritliğinin şahsi mülkiyet havzalarına gerek sınır ötelerinin küllüm cehalet savanalarına; sözde yardım, aslı reklam mirasyediliklerle, yoksulluğa saldıkları vatandaşın sırtından, gel keyfim gel eylerlerdi. 

 

Ki dahası, sürekli açık veren sürekli dışa borçlu millet hazinesinden; küresel ağalarının sömürüyle semirmiş güçlü diyarlarına, tahttan düşmeme korkusuyla yağdıran, haraçgüzar4 fişlileriydi. İçte katmanlaştırdıkları fakir-fukaralıktan, saltanatları için dışa akıttıkları deli paralar; oraların her geçen gün yoksulluk terörüne itilişinin, ana sebeplerindendi.

 

Onlar ki dış güdümlü oralar siyasetinin, sülale boyu saltanatıyla, bolluk bereketiyle hortumlama marifet namelileri; onlar ki kurban seçtikleri oraların, her metrekaresine dahi, vıcık vıcık bulaştırdıkları sömürgen siyasetle, sürekli kamera önlerinde, “Lafla Peynir Gemisi” yürütenlerdi.

 

Sadakatli projesi oldukları dış güçlerle içte hortlattıkları vahşet yoksulluğun, oralara zulmeden ihanetine saltanat kurar, açtıkları toplumsal yaralar üzerinde, insanlık suçlarıyla tepinişleri; oralar cehaletine, ahlâklı siyaset olarak yedirirlerdi.

 

Oraların politik vahametine, bilimsel akılla karşı çıkan özellikle hakkaniyetli yurttaşları, türlü türlü entrikalarla darp etmelerin, ağır sefalet cehenneminde, yaşam savaşları verişleri, asla umurlarında değildi. 

 

İnsanlığın yüreğine anıtlaşmış, dünya lideri Atatürk’ün kutsal öğretisiyle “Muasır Medeniyet” seviyesini yakalamış devlet iktidarları; yurttaşına hizmeti ibadet edinmişlerdi. Küresel projelerin, örümcekli zihniyet pazarlayan hükümetleri ise kendi saltanatları için, özellikle muhalif yurtseverlerin huzur, refah, mutluluğunu, hunharca katlederlerdi…

 

Sermaye edinilmiş cehalet karasına “Mal bulmuş mağribi gibi” çökülen coğrafyalarda; hukuk, huzur, mutluluk üretme yerine, üretene zindanlaşmalar, gözdağı susturmalar, fişini çekip karartmalar marifet eylenirdi.

 

Oysaki özümüzü betimleyen; yaptıklarımızla yapmadıklarımızın, toplam niteliği değil de neydi? Öykümüz kadar olduğumuz, ederimizi belirlemez miydi?

 

Canlarını ülkelerine adamışlar, yaptıkları ya da yapacaklarıyla bir ulusun geleceğini omuzlarında taşıyanlar, hayatın sınırına serdengeçtileşirdi. Cesaret, feragat, özveri ki dahası gerekirse can vermek, savaş pilotluğunun da sıradan içeriğiydi. 

 

Hiçbir zaman hükümetlerin değil, milletin silahlı kuvvetleri; güvenlik güçleriyle yüksek operasyonların özel harekât timleri, nasıl ki yeryüzünün ölümüne polisi-askeriydiyse; savaş pilotluğu da gökyüzünün, vatan için ölümüne yeminlisiydi…

 

Not; Rıdvan Aydın’ın “YÜREĞİME SİYAH ÇELENK BIRAKTIM” adlı, roman dosyasından devam edecek…

 

Dipnot;

116’ncı yy Almanya’sında kaleme alınmış bir masal.

2Toksik (zehirli) maddeler içeren, fazla tüketildiğinde sanrılara hatta bazen yanmalara yol açabilen bal.

3Akıl ve duyular yoluyla asla bilgi edinilemeyen, harflerle rakamlarla gayb’ dan haber verme iddiasına dayanan sözde bir ilim.

Zayıf olan ülkenin güçlü olan ülkelere ödünler, haraçlar vermesi.

YAZARLAR

https://www.facebook.com/%C3%9Cnye-Kent-Ofset-106507792092593