Türk kültür tarihinin en önemli yazarlarından biridir, Ömer Seyfettin, çok genç yaşta ölmesine rağmen edebiyatımıza birçok yenilik getirmiştir.200’den fazla hikayesi olan yazarımız bizzat şahit olduğu askerlik anılarını da hikayeleştirerek kaleme almıştır. Yazı dilimiz olan İstanbul Türkçesini bizzat kendisi Yeni Lisan Hareketi adlı makale ile sağlamıştır. Olay hikayesi türünün en büyük temsilcisi olan yazarımız subay olarak İstiklal Savaşı'nda bir çok cephede savaşmıştır.
Filistin Cephesinde olan bir hatırasında bakın neler söylüyor... _"Almanların yenilmesiyle savaş bitmiş, mütareke imzalanmıştı. Filistin’den çekiliyorduk. Birkaç arkadaş subayla, karşı tarafın da subaylarıyla, çekilme işlerini görüşmek için gittik. Karşı tarafta, Fransız üniformalı biri sık sık bana bakıyor, gözünü benden ayırmıyordu. Ben buna bir anlam veremiyordum...
_Fransız subay yerinden kalkıp bana doğru geldi ve;' Nasılsın Ömer Seyfettin?' dedi..!
_'Beni nerden tanıyorsun..? Ben bir yüzbaşıyım .Öyle tanınacak kadar üst düzey bir kumandan değilim.' dedim..!
_'Ömer, biz seninle İstanbul'da Askeri Lise’de beraber okuduk, ben falancayım deyince, hayretler içerisinde bakakaldım hatırladım...
_Hep dini eleştiren, devleti kötüleyen, vatan, bayrak sevgisi olmayan bir öğrenci idi ama, yine de Fransız subay olması normal değildi...
_Peki nasıl böyle oldun?' dedim...
_Ne zaman bir savaş olsa, Türkler galip gelse içimde üzüntü oluyordu..!
Türkler kaybetse, zarar görse içimde bir sevinç oluyordu..!
Çoğu zaman kendimi ayıplıyor, neden böyleyim? diyordum...
_Bir gün anneme ısrarla sebebini sordum. 'Dayanamayacağım, anlatacağım.' dedi..!
_İstanbul Hastanesinde Fransız bir doktor vardı.
Hastaneye gidip gelirken o doktorla birlikte oldum..!
Ve sen o Fransız doktorun oğlusun..! Babanın bundan haberi olmadı, şimdi de sen öğrendin.' dedi...
_Zaten babam zannettiğim adam çoktan ölmüştü. O hastaneye gittim, şu tarihte burada çalışmış, şimdi Fransa'ya dönmüş olan, şu isimde doktorun adresi var mı? Dedim, adresi verdiler, Fransa'ya gittim, babamı buldum, olanları, annemin sözlerini anlattım. _Anneni gerçekten sevmiştim.' Dedi ve beni kabul edip nüfusuna yazdırdı,
Fransız okullarında eğitimimi tamamladım ve gördüğün gibi bir Fransız subayı olarak karşındayım.' dedi..!
Şimdi... Ben, Türk milletini, bayrağını ve vatanını, eleştirilenleri gördükçe, acaba onlar da,
"P!ç" mi? Diyorum !!!