DİYETİSYEN EBRU ZEYNEP ÇÖP

Tarih: 30.01.2026 09:00

Zayıflatan Besin Efsanesi

Facebook Twitter Linked-in

Her dönem bir “mucize besin” mutlaka gündeme gelir. Bir bakmışız limonlu su zayıflatıyor, ertesi hafta ananas yağ yakıyor, sonra sirke, kahve, tarçın, zencefil… Liste uzayıp gidiyor. Peki gerçekten tek başına zayıflatan bir besin var mı?

Kısa cevabı baştan verelim: Hayır.
Uzun cevabı ise biraz daha açıklama gerektiriyor.

Bu inanış nereden geliyor? Bazı besinlerin metabolizma üzerinde olumlu etkileri olduğu doğru. Örneğin lifli besinler tokluk süresini uzatır, protein kas kütlesini korumaya yardımcı olur, bazı baharatlar geçici olarak metabolizma hızını çok küçük oranlarda artırabilir. Ancak bu etkiler, tek başına kilo verdirici güçte değildir.

Sorun şu noktada başlıyor: Bir besine, olması gerekenden çok daha büyük bir anlam yükleniyor. Sonra da “Ben her sabah limonlu su içiyorum ama kilo veremiyorum” hayal kırıklığı geliyor.

En sık karşılaşılan “zayıflatan besin” efsaneleri

Yani mesele besinin kendisi değil, beslenme düzeninin bütünüdür.

Asıl zayıflatan ne? Kilo kaybı;

Bir besini “zayıflatıyor” diye ekleyip, geri kalan alışkanlıklar aynı kaldığında sonuç beklemek gerçekçi değildir. Bu durum, diyetin sorumluluğunu tek bir gıdaya yüklemek gibidir.

Tehlikeli tarafı ne? Bu efsaneler masum gibi görünse de bazen yanlış ve dengesiz beslenmeye yol açabilir. Sürekli detoks içecekleriyle beslenmeye çalışmak, öğün atlamak ya da tek tip besine yönelmek hem metabolizmayı yavaşlatır hem de sürdürülebilir değildir.

En önemlisi de şu: İnsanlar başarısız olduklarında kendilerini suçlarlar. Oysa sorun irade eksikliği değil, yanlış beklentilerdir.

Sonuç olarak…

Zayıflatan besin yoktur; zayıflatan alışkanlıklar vardır. Hiçbir gıda tek başına suçlu ya da kahraman değildir. Sağlıklı kilo yönetimi, sabırla oluşturulmuş bir denge işidir.

Beslenmede mucize aramak yerine, bedeninizle uyumlu bir düzen kurmak her zaman en doğru yoldur.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —